İyi Bir Antrenör Nasıl Olmalı?

Antrenör kelimesi Fransızca kökenli olan “entraîneur” kelimesinden gelmektedir. Antrenör başarılı olmak için beslenme, fiziksel ve zihinsel gelişim, tekniksel, taktiksel, oyun kuralları ve motivasyon olarak sporcuları yönlendiren kişidir. İyi bir antrenör mutlaka ilgili spor dalında kendini geliştirmeli ve yenilikleri takip etmelidir. Kendi ahlak düzeyini geliştirmeli ve sporcularına uygulayıcı şekilde örnek olmalı ve yol gösterici olmalıdır. Sahip olduğu teknik bilgileri sporcularına aktarmak konusunda kabileyetli olmalıdır.

Antrenörün kişilik özellikleri sporcuların ve takımın başarılı olmasında çok büyük bir etkisi vardır. Mesleki olarak kendini yetiştirmiş ve yeterliliğe sahip bir antrenör sporucularının antremanlarını başarı ile kontrol eder ve musabakaya hazır hale getirir.

İyi bir antrenörün kişisel özelelliklerinden bazılarını şöyle sıralayabiliriz;

Spor Bilgisi

Sporcular antrenörünün bilgisine güvenmek ister, bu sebeble ilgili alanda antrenörün bilgili olması ve yeniliklere açık olması gerekir. Bu bilgiler teknik, kurallar, taktiksel olmakla beraber aynı zamanda sporcu beslenmesi ve psikolojisi konularında da bilgi sahibi olmalıdır.

Yetenek Tespiti

İyi bir antrenör sporcularını birçok yönden takip etmeli, süzgeçten geçirmeli ve yetek düzeylerini doğru tespit etmeli. Bu şekilde hangi sporcu ile hangi eksikler üzerine çalışabileceğini belirler ve daha hızlı yol alınır.

İlgi

İyi bir antrenör sporcuları arasında ayrım yapmadan herbirinin başarısı için gerekli ilgiyi göstermelidir. Vermiş olduğu eğitimi ve sporcuların gelişimini takip etmelidir.

Örnek Olma

Sporcular antrenörlerini hem teknik hem sosyal açıdan takip eder ve kendilerine örnek alırlar. Bu nedenle iyi bir antrenör mesleğinde olduğu kadar sosyal hayatında da kendini geliştirmeli ve sporcularına iyi örnek olmalıdır.

Meraklılık

İyi bir antrenör alanında gerçekleşen gelişmelere karşı meraklı olmalıdır. Yaratıcı olmalı ve farklı fikirlere karşı duyarlı olmalıdır.

Çalışkanlık

İyi bir antrenör öncelikle yıl içerisinde yapıması amaçlanan çalışmaların ve müsabakaların orgaizasyon ve takvimini planılı bir şekilde ve doğru hazırlamalıdır. Ayrıca spoculardan gelen istek ve ihtiyaçlara cevap verebilecek donanıma sahip olmak için disilipinli ve kararlı olarak çalışmalarını sürdürmelidir.

Antenörler kişilik olarak bazı özelliklere sahiptir. Bunlardan bazılarına değinelim;

1-Fazla disiplinli

Fazla disiplinli olan antrenörler genellikle tecrübesiz antreörlerdir. Bu antrenörler için önemli olan yönetmektir bu sebeble sporculara ve çevreye fazla güvenmezler. Kendi kontrollerinde olmayan durumlarda fazla kaygı yaşarlar. Tamamen başarıya odaklanır ve başarısızlığa tahammül edemezler.

2-Yumuşak Tavırlı

Bu kişiliğe sahip antrenörler spocuları ile saygı ve sevgi çerçevesinde iletişim kuran ve çevresi tarafından sempatik ve cana yakın görülen antrenörlerdir. Sporcuları ile sağıklı iletişim kurar, başarı ve kaybetmeyi birlikte paylaşırlar. Bu sebeble sporcuları kendis ile rahat olarak iletişim kurabilirler.

3-Otoriter

Otoriter antrenörler kararlar kendileri verir ve bu kararları sorgulatmazlar. Sporcular ile antrenör arasında yoğun bir iletişim olmaz. Kural koyulmuştur ve kurallara uyulması gerekmektedir. Bu tip antrenörlerden genellikle sporcular çekinir hatta korkarlar. Bu durum ise antrenörde bir motivasyon artışına sebeb olur. Fakat bu durum aynı zamanda sporcuların motivasyon düşüklüğüne sebeb olur.

4- Liberalist

Böyle bir antrenörün takımında tamamen serbestlik vardır. Takım kararları kendisi belirler ve antrenör takımdan bir sporcuymuş gibi bir konum sergiler. Bu yöntem sıklıkla uygulanan bir yöntem değildir. Beklenmedik durumlarda takım içinde kaos kaçınılmazdır.

5- Gergin

Tip olarak otoriter antrenörler gibidirler fakat bariz farklar vardır. Sporcudan daha endişeli ve huzursuz olurlar. Bu sebeble güven veremezler.

6- Gayretli

Bu kişiliğe sahip antrenörler ağır başlı ve çalışkanlardır. Sürekli anları ile ilgili gelişmeleri takip eder ve takımlarını geliştirmeye çalışırlar.

Sonuç olarak başarı için, disiplin, güven, sevgi, çaba ve iyi bir takım olmak şarttır.

Satrançta Temel Açılışlar

Satranç oyununa başlarken dikkat edilmesi gereken ilk öncelik yapacağınız açılıştır. Açılışınızı belirler ve doğru bir açılış ile oyuna başlarsanız oyunun ilerleyen evrelerinde zorlanma olasılığınız azalmış olur. Bir satranç maçı üç evreye ayılır.

  • Açılış
  • Oyun Ortası
  • Oyun Sonu

Açılış

Öncelikle oyuna sokmanız gereken taşlarınız gerideki taşlarınızdır. Bunlar ise atlar ve fillerdir. Amacınız merkezi ele geçirmek olamalı. Öyleyse taşlarınızı merkeze doğru oynamalısınız. Bütün bunları düşünürken şahınızı korumanız gerektiğini asla unutmamalısınız. Şahınız her zaman güvende olmalıdır. Bu sebeble genellikle şahınız güvende tutma hamlesi olarak rok atmalısınız.

Şimdi buraya dikkat!!!

Rok hamlesini yaptıktan sonra şahın önünde koruma görevi üstlenen üç piyonunuzu mümkün oldukça hareket ettirmeyin ve şahın önünden ayırmayın.

İlk açılış için önce at veya fil taşlarını öne sürmeniz mecburi bir hamle değildir. Başka bir tavsiye olarak ilk hamle için şahınızın önündeki piyonu iki kare öne sürerek merkezi tutabilir, fil ve atlarınız için hatlar açabilirsiniz. Bu tavsiyeler satranca yeni başlayanlar içindir. Birçok açılış yapmak tabiki mümkündür.

Sahip olduğunuz 32 askerinizden en kıymetli ikinci askeriniz vezirdir. Veziriniz rakibinizin daha düşük değerdeki taşları tarafıdan çokca sıkıştırılabilir. Bu nedenle iyi bir hamle gerekçesi olmadan vezirinizi ilk başlarda oyuna dahil etmeyin.

Kalelerimiz en değerli askerlerimizin başında geliyor. Kalenizi üçüncü yatayda oyuna sokmanız sizin için bir avantaj olmak yerine dezavantaj olacaktır. Çünkü rakibinizin fil ve atları tarafından tehditler sebebiyle uzaklaştırılacaktır. Bu sebeble kaleler genellikle oyuna ilk başlarda değil sonlara doğru dahil olmaktadır.

Açılışlarınızda çok avantajlı bir durum olmadıkça aynı taş ile iki kez oynamayın, öncelikle diğer taşlarınızı merkeze sürün. Diğer taşlarınızın önünü kesecek şekilde taşlarınızı oyuna sürmeyin.

Bu kurallar mücadelenizi geliştirecek ve eğlenceli bir maç yapmanıza faydalı olacaktır. Tabi ki önemli hamleler için farklı varyantlar denenebilir. Lakin ilk olarak temel kuralları öğrenmek sonraki varyantları düşünmenize ve geliştirmenize katkı sağlayacaktır.

Şimdi klasik açılışlardan bazılarına bir bakalım;

Sicilya Savunması

Sicilya savunması siyah taşlarla oynayan ve agrasif oynamayı seven oyunlar tarafından çokca tercih edilen bir açılıştır. Beyaz taşlarla oynayan oyuncu genel olarak 2.Af3 ve 3.d4 hamlelerini oynayarak merkezi tutmayı tercih eder. Lakin bu durum siyah oyuncunun fili ile merkezdeki bir taşı değiştimesini sağlar.

İtalyan Savunması

Bu açılış 1.e4 e5 2.Af3 Ac6 3.Fc4 hamleleri ile başlamaktadır. Bu hamlelern amacı piyon ve at ile merkezi kontrol etmek ve birazdan oyuna süreceği fili tehlikeli bir kareye yerleştirmektir. Bu hamleleri yapmış olamınız şahınızı güvenceye almak için rok yapmanız için size fırsat sunar.

Fransız Savunması

Bu savunma bütün satranç oyuncularının bilmesi gereken bir savunmadır. e5 oynadıktan sonra hem beyazların hem siyahların piyon zinciri oluşacaktır. Bu savunmanın siyahlar için dezavantajı ise siyah taşların c8 filini oyuna dahil edip güçlendirmesi epeyce zordur.

Slav Savunması

Bu açılış oldukça sağlam olarak bilinen bir açılıştır. Sizde bu açılış ile d5 erinizi güvenceye alabilirsiniz. Bir diğer avantajı ise siyahlar ne kadar oyuna dahil olsada, çok daha az alana sahip olacaklardır.

Ruy Lopez

Ruy lopez açılışı adını ispanyol bir piskopostan almıştır. Bilenen en eski açılışlardandır. Bu açılış e5 erini koruyan atı hedef alarak başlar. Bu sayede siyah taşlar üzerinde merkezde sürekli bir baskı kurulur.

Yapılabilecek bir çok açılış olsada en değerli açılışlar;

  • Şahınızı koruyan
  • Merkezi tutan
  • Taşlarınızı geliştirmenize fayda sağlayan açılışlardır.

Satranç Öğretiminin Okul Öncesi Çocuklar İçin Önemi

İnsan hayatının en önemli dönemini okul öncesi dönem oluşturmaktadır. Çocukların bu dönemde sahip olduğu bilgiler hayatlarının geri kalanlarınıda etkilemektedir. Bu sebeble okul öncesi dönem insan hayatı için büyük bir önem taşır. Çocuklar bu önemli dönemlerinde en çok dikkat verme ve dikkat toplamakta zorlanmaktadır. Satranç tamda bu zorluğu aşmak için oldukça önemli bir zeka sporudur.

Satranç günümüze kadar tecrübe ile görülmüş olan en heyecan verici sporlardan biridir. Bu konuda yazılmış birçok yazıda satrancın bireyler üzerinde faydaları olduğu söylenmiştir. Bizde bu yazımızda bu faydalara değineceğiz. Satranç, problemlerin çözülmesi, muhakeme yeteneği, düşünme becerisi, dikkat ve odaklanma kabiliyeti, hayal gücü gelişimi, rakibe saygı, sabır gösterme, öngörme gibi birçok faydayı çocuklara ve yetişkinlere sağlamaktadır. Satrancın çocuk gelişimine sağladığı katkılar genel manada kabul görmüştür.

Okul öncesi ve ilkokul öğrencileri üzerinde yapılmış araştırmalar göstermektedir ki, satrancın çocukların zihinsel ve karakter gelişiminde çok önemli bir rolu vardır. Çocukların zihin gelişimleri iki ile altı yaş arasında şekillendiği için okul öncesi ve ilkokul eğitiminde çocuklara satranç derslerinin verilmesi gerekmektedir. Satranç için bir problem çözme aracı rahatlıkla söylenebilir. Satranç oynarken karşılaşılan problemleri sabırla, irdeleyerek, ileriyi düşünerek çözmeye çalışan çocuklar bu kazandıkları yetiyi hayatlarının diğer evrelerinde karşılaştığı problemlere karşıda kullanacaktır.

Satranç bütün sporların dışında sadece zihnimizi kullanmayı gerektiren tek spordur. Ayrıca satranç dersleri alan ve bu sporda başarı gösteren öğrencilerin, satranç eğitimi almayan diğer çocuklara göre okul derslerinde başarı gösterme oranı daha yüksektir. Satranç eğitimi alan öğrenciler, satranç eğitimi almayan öğrecilere göre daha çok problem çözebilme becerisi, özgüven kazanımı ve sorumluluk alabildiği görülmüştür.

Satranç Tarihçesi

Günümüzde yapılan Mısırdaki kazılarda satrancın 4000 yıl öncesinde dahi var olduğunu göstermektedir. Yine farklı kazılar sonucunda satrancın mezopotamya bölgesinde de oynandığı görülmüştür.

Son zamanlarda satrancın Hindistan bölgesine Kuşhan Türkleri tarafından götürüldüğü konuşulmaktadır. Bunun sebebi ise Türkmenistanda yapılan kazılardır. Ayrıca Rusya ve çevresindeki gölgelerde Türklere ait olduğu görülen satranç takımları bulunmuştur.

Satranç, tarihinde gösterdiği gibi Türk tarihinde de yıllar önce yerini almıştır. Bir başka araştırmada ise Avrupaya ilk satranç takımı Abbasi Halfesi olan Harun Reşid tarafından Fransa Kralına gönderilmiştir.

İlk satranç taşlarının Milattan Sonra 760 yılına ait olduğunu yapılan araştırmalar ortaya koymaktadır. İlk satranç takımı ise Türkmenistan’dadır.

Türklerin satranca olan etkisinin sadece başka bölgelere ulaştırılması değil, satranç taşlarının şekil ve tasarımında dahi etkili oluğu düşünlmektedir.

1497 yılında İspanyol Lucena tarafından yazılan ve satrancın ilk yazılı kitabında günümüzdeki satrancın kuralları yer almaktadır.

İran Şahı 1.Hüsreve 500lü yıllarda satranç takımı hediye edildiği ve adının Çatrang olduğu bilinmektedir.

Ayrıca İranda yapılan kazılar sonucunda 600lü yıllara ait satranç taş ve takımları bulunmuştur.

Satrancın kural ve dizilimleri son halini 19. Yüzyılda almıştır ve günümüzde hala bu şekilde kullanılmaktadır.

Dünya şampiyonluğu 1998 yılından sonra iki ayrı kol olarak kabul edilmiştir. Bunlardan biri Dünya Satranç Federasyonu’nun (FIDE) düzenlediği dünya şampiyonası diğeri ise Profesyonel Satranççılar Birliğinin düzenlediği dünya şampiyonasıdır. V Anand 2021 yılı FIDE şampiyonu, V. Kramnik ise yine 2001 yılında Profesyonel Satranççılar Birliğinin düzenlediği turnuvada dünya şampiyonu olmuştur.

Wilhelm Steinitz ise düzenlenen ilk resmi turnuvada dünya şampiyonu olmuştur.

Satrancın Faydaları

-Satranç kişinin kötü davranış ve alışkanlılar göstermesini engeller.

-Belli bir plan ve program ile hareket etmeyi öğretir.

-Satranç kişinin karakter gelişiminde fayda gösterir.

-Özgüven gelişimi sağlar.

-Hatalardan ders çıkarmayı aşılar.

-Sosyal hayatta doğru kararlar almaya yardımcı olur.

-Kişilerin sahip olduları kabiliyetleri fark etmesine yardımcı olur.

-Satranç özellikle öğrecilerin okul derslerinde de konuları daha kolay kavramasına yardımcı olup, başarılı olmalarında oldukça etkili olup etkisi ıspatlanmıştır.

-Satranç ezbere dayalı değil anlama ve öğrenmeye dayalı eğitimi aşılar.

-Satranç mücadele etmeyi ve vazgeçmemeyi öğretir.

-Satranç bir işte başarılı olmak için bu iş için disiplinli şekilde çalışııması gerektiğini gösterir.

-Satranç insanların davranış bozuklularını ortaya çıkarmada oldukça etkilidir.

-Kaybediliği zaman tebrik etmeyi, kazanıldığı zaman ise mütevaziliği öğretir.

-Satranç kişilerin arasındaki dostluk bağlarını artırarak sosyalleşmeyi ve dostlar ile güzel vakitler geçirmeye yardımcı olur.

-Tüm bunlardan dolayı geleceğimiz olan çocuklarımızı küçük yaşlarda satranç ile tanıştırmalı, hem kendisine hemde çevresine faydalı bireyler olmasına yardımcı olmalıyız.

Open chat